Kadavradan Menisküs Nakli

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Prof. Dr. Murat Bozkurt ve ekibi tarafından kadavradan ilk menisküs nakli gerçekleştirildi. Atlet ve voleybolcu olan Konya Ereğli Atatürk Lisesi 12. sınıf öğrencisi Dürdane Kökbudak, yapılan başarılı operasyonun ardından hem ilerleyen dönemde protez ameliyatı riskinden kurtuldu hem de spora dönebilme imkanı yakaladı.

Atletizm ile başladığı spor yaşamına voleybol ile devam eden başarılı sporcu Kökbudak’a 37 yaşındaki bir donörden alınan menüsküsler nakledildi. Üç gün önce geçirdiği operasyon sonrasında bugün ayağa kalkan Kökbudak’un tedavisi fizik tedavi ile devam ediyor.
Ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. Murat Bozkurt, menüsküsün, diz ekleminin iç ve dış tarafında bulunan anatomik yapılar olduğunu, bunların dizin yükünde, sağlamlığında rol oynadığını, kıkırdakların ve çevre dokuların bütünlüğünün korunmasında etkili olduğunu söyledi. Menüsküs olmadığında kıkırdaklarda sorun yaşanmaya başlandığını anlatan Bozkurt, ”Halk arasında dizlerde kireçlenme olarak bilinen sorun, erken yaşlarda başlıyor. Bunun dışında bağlar daha kolay yırtılıyor. Dolayısıyla menüsküslerin eklem içindeki muhafazası, diz ekleminin sağlamlığı açısından önemli” dedi. Bozkurt, özel bir damarlanması bulunmadığından menüsküsün kendini yenileme özelliği bulunmadığına da dikkati çekti.
”Dünyada bunun bir örneği yok”
”Türkiye’de kadavradan menüsküs nakli ilk defa yapılıyor. Dünyada da çok nadir olan olgulardan biri” diyen Bozkurt, ”Bizim, yaptığımız bu ameliyat kadavradan yapılan ilk menüsküs nakli olmasının dışında farklı bir özellik de taşıyor. Nakil yapılan sporcumuzun, hem iç hem dış menüsküsü alınmıştı. Biz, her ikisini de naklettik. Dünyada da bunun bir örneği yok. Türkiye’de de hem iç hem dış menüsküsün nakledildiği yegane olgu Dürdane. Biz, özel yöntemlerle iç ve dış menüsküsü Dürdane’ye transfer ettik” diye konuştu.
Donör hakkında da bilgi veren Bozkurt, doku bankasından edindikleri bilgiye göre menüsküsün 37 yaşındaki bir kadına ait olduğunu söyledi. Bozkurt, menüsküs naklinde doku uyumundan çok dokunun ölçülerinin dize uygun olmasının önem taşıdığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:
”Bize, ölçümler yapılmış olarak geldi. Dürdane de bize yönlendirildiğinde birkaç yıl önce her iki menüsküsü de travma sonrası alınmak zorunda kalınmıştı. Menüsküsleri olmadığından hem spor hayatı bitmişti hem de yaşam kalitesi çok düşmüştü. Doku da uygun olunca, üç gün önce operasyonu gerçekleştirdik. Menüsküste diğer hayati organlarda olduğu gibi ciddi bir doku uyumuna ihtiyacımız yok. Çünkü, menüsküs diğerlerinden daha özellikli. Nakil, doku uyumu olmaksızın da yapılabiliyor, sadece yapı özelliklerinin uyumlu olması gerekiyor.”
Her iki menüsküsün nakledildiği ameliyatın yaklaşık 4.5 saat sürdüğünü ve atroskopik yöntemle gerçekleştirildiğini anlatan Bozkurt, ”Bu yöntemle, sadece menüsküs sokacağımız eklem kesileri yapıldı, kapalı yolla gerçekleştirildi” dedi.
Bozkurt, uyum süresinin bekleneceğini, yüzde 5-12 civarında bir uyumsuzluk ihtimali bulunduğunu dile getirerek, bunun üç ay sonunda belli olacağını belirtti. Üç ayın sonunda MR çekilerek kontrol edileceğini, ancak bu ihtimalin çok düşük olduğunu ifade eden Bozkurt, ”Onun dışında kemiklerin kaynaması beklenecek. Hastanın ön çapraz bağı da yırtılmıştı. Bunun için de 3. ayda bir ameliyat yapacağız. Bundan sonra 6 ay-1 yıl sonra hafif sporlara dönme imkanı olacak” müjdesini verdi. Nakil yapılmaması halinde Dürdane’nin spor yaşamının sonlanacağın, yaşam boyunca ağrı duyacağını, yaşam kalitesinin düşeceğini ve erken dönemde protez yapılmasının söz konusu olabileceğini anlatan Bozkurt, ”Şimdi yürümeye başladı. ayağının üzerine basmadan ilk 6 haftayı geçirecek. 90 dereceye kadar dizin bükülmesine izin veriyoruz. Fizik tedavi ile kaslarını kuvvetlendiriyoruz” diye konuştu.
”Sevgililer Günü hediyem dizlerim oldu”
Nakil yapılan hasta Dürdane Kökbudak da yaklaşık 8 yıldır sporla uğraştığını, atletizmle uğraştığı dönemde antrenmanda menüsküsünün yırtıldığını ancak spora devam edince bir kez daha sakatlandığını ve ameliyata alındığını anlattı.
Ameliyatta iç ve dış menüsküslerinin alındığını ifade eden Kökbudak, ileri bir ameliyat için Sağlık Bakanlığına başvurduğunu ve Prof. Dr. Murat Bozkurt’a ulaştığını söyledi. Dürdane Kökbudak, ”14 Şubatta bu hastaneye yattım ve pazartesi günü ameliyat oldum. Sevgililer Günü’nde böylesine büyük bir hediye aldım. Sevgililer Günü hediyem, dizlerim oldu. Gerçekten çok mutluyum, zor bir süreçten çıktım. Artık geleceğime dair kuşkum kalmadı. Spor hayatıma tamamen dönemesem de yine yapabileceğim, düzenli bir hayatım olacak. Hocalarıma çok teşekkür ediyorum. Benim durumumda olan kişiler için de inşallah bu şans bulunur, onlar da eski sağlığına kavuşur. ‘Bana iki sene içinde protez takılır’ denilmişti, moralim çok bozulmuştu. Şimdi, bu ihtimalin olmaması beni çok mutlu etti.”

‘Dünyada bunun bir örneği yok”-

”Türkiye’de kadavradan menüsküs nakli ilk defa yapılıyor. Dünyada da çok nadir olan olgulardan biri” diyen Bozkurt, ”Bizim, yaptığımız bu ameliyat kadavradan yapılan ilk menüsküs nakli olmasının dışında farklı bir özellik de taşıyor. Nakil yapılan sporcumuzun, hem iç hem dış menüsküsü alınmıştı. Biz, her ikisini de naklettik. Dünyada da bunun bir örneği yok. Türkiye’de de hem iç hem dış menüsküsün nakledildiği yegane olgu Dürdane. Biz, özel yöntemlerle iç ve dış menüsküsü Dürdane’ye transfer ettik” diye konuştu.

Donör hakkında da bilgi veren Bozkurt, doku bankasından edindikleri bilgiye göre menüsküsün 37 yaşındaki bir kadına ait olduğunu söyledi. Bozkurt, menüsküs naklinde doku uyumundan çok dokunun ölçülerinin dize uygun olmasının önem taşıdığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

”Bize, ölçümler yapılmış olarak geldi. Dürdane de bize yönlendirildiğinde birkaç yıl önce her iki menüsküsü de travma sonrası alınmak zorunda kalınmıştı. Menüsküsleri olmadığından hem spor hayatı bitmişti hem de yaşam kalitesi çok düşmüştü. Doku da uygun olunca, üç gün önce operasyonu gerçekleştirdik.

Ayrı bir sevindirici haber ise Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden geldi

  Türkiye’de ilk menisküs naklinin (1990) ve ilk, insandan laboratuvar koşullarında kıkırdak üretilerek tekrar insana nakledildiği (2000) Ankara Tıp Fakültesi’nde yine bir ilk gerçekleştiriliyor. Türkiye’de organlarını bağışlamış bir kimseden (kadavrasından) ilk kez kemik, kıkırdak doku, menisküs ve bağları, bu konuda ihtiyacı olan insanlara, yine Ankara Tıp’ta nakledilecek.

Hareket sisteminde cerrahinin son yıllarda çok popüler hale geldiğini dile getiren Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Binnet, insandan doku alınıp, dış ortamda laboratuvar koşullarında, üretilerek tekrar insana nakledilmesinin, ortopedik cerrahinin geldiği son noktayı göstermesi açısından oldukça anlamlı olduğunu belirterek, bu alanda da kıkırdak dokusunu üretmenin başı çektiğini söyledi.

İLK MENİSKÜS NAKLİ YAPILAN HASTA ŞU AN ASKERDE!

      Prof. Dr. Binnet, 1990 yılında ülkemizde ilk menüsküs nakli yapılan hastalarının şu an askerlik görevini yaptığını ve gayet sağlıklı olduğunu belirtirken, 2000 yılında yine ülkemizde ilk kez kıkırdak doku nakli yapılan hastalarının sağlık durumunun da son derece iyi olduğunu ve öğretmenlik görevi yaptığını ayrıca kamuoyuyla paylaştı.

      Ülkemizde organlarını bağışlamış bir kimseden (kadavrasından) ilk kez kemik, kıkırdak doku, menisküs ve bağlarının, bu konuda ihtiyacı olan insanlara, Ankara Tıp’ta nakledileceğini belirten Prof. Dr. Binnet şunları kaydetti: “Bugüne kadar bu dokular, yurtdışındaki kadavralardan getiriliyordu. Güvenirliği kısmen doğrulansa bile, pek çok kişinin (kadavranın) kaynağı bilinmiyordu ve bu kadavralar son derece pahalıydı. Sağlık Bakanlığı’nın yönetmeliği kapsamında, son yapacağımız uygulama ile Ülkemizde organlarını bağışlayan insanların, nasıl diğer organları bir başka insana naklediliyorsa, kıkırdak doku, menisküs ve bağları da nakledilebilecek artık.”

TÜRKİYE’NİN İLK KIKIRDAK DOKU VE MENİSKÜS BANKASI ANKARA TIP’TA

      Prof. Dr. Mehmet Binnet, şu an bu şekilde kemik, kıkırdak doku, menisküs ve bağlarını bağışlayan ailelerin dokularının alındığını belirterek şöyle konuştu: “Alınan bu dokular bankamızda saklanıyor. Bankamızın adı, ‘Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kas İskelet Sisteminde Osseöz Ostokondral ve Yumuşak Doku Allogref Kullanımı İçin Dokuları Donörden Alma ve Saklama ve Ulusal Planda Dağıtıma Yönelik Doku Bankası’dır. Bankamız şu anda faaliyette. Bu alanda Türkiye’de, Sağlık Bakanlığı’nın 19 Ekim 2010 tarihli onayıyla, ilk kez Fakültemizde kurulmuştur.”

OCAK AYI BOYUNCA HER HAFTA  NAKİL YAPILACAK

      11 Ocak 2012 tarihinde, Sağlık Bakanlığı bünyesinde görev yapan organ bağışı koordinatörleriyle bir toplantı yapacaklarını belirten Prof. Dr. Binnet sözlerini şöyle tamamladı: “Yapılacak toplantıda bu konu kamuoyuna duyurulacaktır. Elbetteki ailelerin bu konudaki hassasiyetleri ve organ bağışı bilincinin yayılması, çözüm bekleyen hastalarımıza umut ışığı olacaktır. Bu çerçevede 2012 Yılı Ocak ayı boyunca her hafta farklı dokuları içeren (menisküs ve bağları, kıkırdak doku) nakiller yapılacaktır.”

Bu yazı 24.02.2012 0:21 tarihinde yazıldı.

Yazar hakkında

Bekir, sitemizde 81 adet yazı yazdı.

"Kadavradan Menisküs Nakli" konusu için 1 yorum yazıldı.
  • savaş 07:47 PM 03/4/2014

    2 yıl önce menisküs ameliyatı oldum fakat agrılarım gecmedı kadavradan meniskus naklı olsa agrılarım geçermi?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir